Toplumsal Beklentilerde Nerede Kaldık?

Duygu ve düşüncelerimi yazıp paylaştığım ilk dönemlerden itibaren; kişisel bir sosyal sorumluluk projesi olarak, toplumun rahatsız olduğu ve ivedilikle çözüm beklediği konuları da işlemeyi görev bildim. Elbette bu davranışımın altında her Müslümandan beklenen “Emr-i bil maruf, nehyi anil münker” (İyiliği tavsiye etme, kötülükten alıkoyma) düsturu yatıyor. Zaten halen devam ettiğim sivil toplum kuruluşları ve artık her hangi bir ilişiğimin kalmadığı siyasi parti faaliyetlerine de bu yüzden katılmıştım.

Toplumsal beklentiler adıyla tanımlanan meseleler, özellikle siyasi partilerin seçim dönemlerinde daha çok hatırlayarak gündeme aldığı, iktidar cenahının durumunu korumak için hassas ayarlar eşliğinde kısmen ve kerhen çözümler getirdiği kronik mağdurlar grubunun talepleridir. Sadece başlıkları bile birkaç sayfa tutan bu gruptan zamanla kurtulanlar olduğu gibi, yeni eklenenler de az değildir.

Bu yazımda sorunu devam eden mağdur gruplarını ana başlıklar altında derleyerek güncellemeye ve bazen cılız kalan seslerine bir nebze de olsa katkı vermeye çalışacağım. Elbette hatırımdan kaçan veya hiç bilmediğim mağdur grupları da olabilecektir. Uygun şekilde bilgilendirilirsem bu yazı üzerinde bir süre güncelleme yaparak onları da eklemeye gayret edeceğim.

Sosyal Güvenlik Kurumu Odaklı Mağdurlar ve Talepler

1. 2023’de yapılan eksik EYT düzenlemesinden dolayı 5000 +prime taktırılan SSK’lı çalışanlar.
2. 2023 EYT yasasında eksik bırakılan Kısmi Emeklilik düzenlemesi nedeniyle yaşa takılmaya devam ettirilen SSK’lılar.
3. 3308 sayılı yasadaki Staj ve Çıraklık Sigortası haksızlığı düzeltilmediği için iş kazalarında ölmeye, her türlü hastalık ve kaza riskini yaşamasına rağmen tam sigortalı sayılmayarak EYT vb haklardan mahrum bırakılan Staj ve Çıraklık mağdurları.
4. Bağ-Kur’da SSK’ya göre anormal prim günü yüksekliği iktidar tarafından defaatle kabul edilerek söz verildiği halde, 7200 prim eşitlemesi yapılmayan, tescil tarihleri ile ticari başlangıç tarihleri tarihleri birlikte sayılmadığı için emeklilik ve EYT gibi faydalardan uzak kalan esnaf, sanayici ve çiftçiler.
5. 1999 Körfez Depreminden dolayı tescilleri zamanında işlenmediği için ayrıca mağdur edilen Bağ-Kur sigortalılar.
6. 9 Eylül 1999 sonrası işe başlayan erkeklerde 17, kadınlarda 20 yıl geç emekliliğe tek kalemde mahkum edilen ve anayasanın genel eşitlik ilkelerine aykırı muameleye tutulan emeklilikte kademe talepli SGK’lılar.
7. 2000 ve 2008’deki yasalarda Aylık Bağlama Oranı (ABO) aşırı düşürülerek emekli maaşları sosyal yardım seviyelerine düşürülen tüm SGK’lılar.
8. Emekli maaşları arasındaki uçurumu gidermek için İNTİBAK düzenlemesi talep edenler.
9. Borçlanma ihtiyacı olduğunda eski günler için makul şartlarda hesaplanmak üzere İHYA uygulaması isteyenler.
10. İşe giriş öncesi doğum borçlanma hakkını EYT faydası için isteyenler.
11. SSK ve Bağ-Kur gibi işe giriş öncesi askerlik borçlanması isteyen memur erkekler.
12. Bazı polis ve asker personel grupları arasında yıl farkları yüzünden eğitim borçlanması haksızlığına uğrayanlar.
13. 30 Nisan 2008 öncesi sigortalı olanlarda devam eden 1261 gün kuralı yüzünden mağdur olan esnaf ve çalışanlar.
14. En düşük emekli maaşı uygulaması yüzünden kronik olarak mağdur edilen ve çok prim ödediği halde düşük maaşa mahkum edilen emekliler.
15. 2023 yılında yapılan seyyanen zam haksızlığı yüzünden her ay eksik maaş almaya mahkum edilen memur emeklileri.

Kamuda Atama, Sözleşme, Kadro, Statü, Eğitim ve Haklarla İlgili Talepler:

1. Kamuda işe alımda 35 yaş engeline takılan kariyer meslekleri.
2. KPSS Öğretmen Atamalarında mezun havuzuna göre çok düşük seviyelerde kalan kontenjanlar yüzünden şişen işsiz öğretmenler ordusu.
3. Yazılı sınavlardaki başarının haksızca silinerek doğrudan torpil ayrımcılıklarının işletildiği mülakatla alımlar.
4. Öğretmenler arasında fiilen huzursuzluğa ve ayrımcılığa yol açan, emekliliğe de yansımayan baş öğretmen, uzman öğretmen gibi suni maaş farkları.
5. Kamuda ders saat ücretli istihdam edilerek aşırı düzeyde sömürülen meslek erbabı insanlar:
a. Milli Eğitim’deki Ücretli Öğretmenler
b. Milli Eğitim, Tarım, Turizm’deki Usta Öğreticiler
c. Diyanet İşlerindeki Başkanlığındaki Fahri Hocalar
d. Aile Bakanlığındaki Ekdersli Meslek Elemanları
e. Gençlik ve Spor Bakanlığındaki EYS Antrenörleri
6. İŞKUR (Toplum Yararı Projesi) TYP türevleri ile hem emekleri sömürülerek bir kenara atılan hem de İşsizlik Fonunun yersiz kullanımı ile israfa yol açan uygulamalar.
7. Tüm kamuda yer alan ve kadro belirsizlikleri bir türlü giderilmeyen Yardımcı Hizmetler Sınıfı memurlar
8. MEB dışındaki kurumlarda kadrolu memurken daha önce belli kontenjanda yatay geçiş yapabildiği halde 2015 yılından itibaren yasaya muhalif bir yönetmelikle bu hakları iptal edilen Memur Öğretmenler
9. Kamu Taşeronları
a. Kamu İktisadi Kuruluşları (KİT) taşeronları
b. Belediye İktisadi Kuruluşları (BİT) taşeronları
c. Çağrı Merkezi Taşeronları
d. Karayollarının doğrudan ve müşavir firma taşeronları
e. Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) Grup Elemanları
f. Hastane Otomasyonları (HBYS) çalışanları
g. Yemekhane Personeli
h. Sosyal tesis çalışanları
i. Vakıfbank Güvenli Personeli
j. Fizik Tedavide Fizyoterapist taşeronlar
k. Radyoloji ve MR çalışanları
l. 4 Aralık mağdurları
m. Şehir hastaneleri çalışanları
n. PİKTES projesi çalışanları
o. Kiralık araç şoförleri
p. Sterilizasyon ve dezenfeksiyon çalışanları
q. Laboratuvar tekniker ve teknisyenleri
r. Diş protez çalışanları
s. Biyomedikal teknikerleri
t. Anestezi teknikerleri
u. TRT çalışanları
v. Orman ve saha işçileri
w. İlbank çalışanları
x. Ticaret Bakanlığı çalışanları
y. İl özel idare çalışanları
z. PTT – Telekom çalışanları
aa. Çadırkent ve EXPO bakım çalışanları
bb. OGM ve DKMP çalışanları
10. Mevsimlik-geçici İşçiler
11. 2018’de 696 KHK ile zorunlu emekli edilen taşeronlar
12. 2019’da belediye seçimleri sonrası işten atılan sözleşmeli memur ve işçiler
13. Kamuda yeterli sayıda kontenjan açılmadığı ve bazıları kamu dışında çalışma imkânı bulamadığı için atanamayan kariyer meslek mezunları:
a. Arkeolog
b. Sanat Tarihçisi
c. Antropolog
d. Diyetisyen
e. Fizyoterapist
f. Psikolog
g. Sosyal Hizmet Uzmanı
h. Psikolog
i. Sosyal Güvenlik Mezunları
j. Çevre Mühendisi
k. Veteriner Hekim
l. Engelli sağlık personeli
m. Optisyen
n. Laborant
o. Odyolog
p. Podolog
q. Sağlık Yönetimi
r. Diş Teknisyeni
s. Eczacı
t. İİBF Mezunları
u. Ziraat Mühendisi
v. Gıda Mühendisi
w. Biyomedikal Teknikeri
x. Her branştan Engelliler
14. Güvenlik Korucularının bırakıldığı kötü maaş yasal statü halleri
15. Uzman Çavuşların maaş, kadro ve yasal haklarda süren sıkıntıları
16. Astsubaylara yapılan ayrımcılığın sürmesi, tazminat ve diğer haklarda yaşanan haksızlıklar
17. Ceza İnfaz Memurlarının fiili halleri ve riskleriyle uyuşmayan statü ve diğer haklar konusu
18. Kamu tercihlerinde 4001 kodu mağdurları ve atanabilecek kadrosu yakılan gençler
19. 3600 ek gösterge düzenlemesinde mağdur edilen Kamu Şefleri ve 1. dereceye düşebilen diğer lisans mezunu memurlar
20. Kamuda kadrolu Mühendisler
21. Kamu işçisi olup Meslek Kodu mağduru olanlar
22. İşçi statüsünde kalan üniversite mezunu kariyer meslek sahipleri
23. Çeşitli zamanlarda haklı veya haksız nedenlerle disiplin cezası alan ve sicil affı bekleyen memurlar
24. YÖK’e güvenerek burslu doktora projesine katıldığı halde, proje başlangıcında vaat edilen istihdam yolu açılmayan akademisyenler
25. Kamu kurumlarında ve üniversitelerde çalışan memur ve işçi personele eş durumu tayin kolaylığı, kadroya geçen taşeron veya sözleşmelilerde eş durumu tayinini yasaklayan 3+1 kuralının gevşetilmesini isteyenler
26. Kamu adına yapılan bütün asli ve unvanlı görevlerin sadece tam yetkili kadrolu personel tarafından yapılmasını, ücretli, sözleşmeli veya taşeron gibi geçici ve acil durum kadrolarının asli işlerde eksik yetki ve özlük hakkıyla çalışmasının önlenmesini, ölüm ve iş kazası gibi olaylarda asıl kadro gibi işlem görmesinin yasalaşmasını isteyenler.
27. YÖK’ün tanıdığı yurtdışı üniversitelerden mezun olduğu halde denkliği verilmeyerek eğitimi ve emekleri yok sayılanların artık kurtarılması.
28. Sağlık personeli için 2018 yılında sözde yasa ile verilen ama SGK genelgesiyle içi boşatılan yıpranma hakkının işe yarar hale getirilmesini isteyenler.
29. Bütün memur ve işçiler için en fazla %15 seviyesinde sabit gelir vergisi kesilmesini talep edenler.
30. Öğretmen, sağlık personeli, mühendis gibi kariyer mesleklerini özel sektörde icra edenlere, en az kamudaki en düşük maaşlı meslektaşları kadar net mesleki ücret garantisi ve uygulamada etkili denetimi olmasını talep edenler.
31. Sigorta primlerini yatırmayarak SGK’yı zora sokan yüzsüzlerin her yıl düzenli olarak ifşa edilmesini talep edenler.
32. Sendika üyeliklerinden tıpkı parti üyeliği gibi, e-devlet üzerinden kolayca istifa işlemi yapılabilmesini talep edenler.
33. 2008 öncesi memur ve memur emeklilerinin aylıklarını düzenleyen  5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanuna aykırı olarak, 375 sayılık KHK içine 2023 yılında eklenen  40. madde ile sadece çalışan memurlara verilen seyyanen zam farkı 25 bin TL ye gelmiştir. Bu rakam emekli memurların maaşlarından kaçırılan kısımdır. Çalışan memurlar emekli olunca bu fark da kesildiği için emekli aylığı oranı yüzde 40’lara kadar düşmüştür. O yüzden memurlar 65 yaşa kadar emekli olmayı gündemden kaldırmış, devlet kadroları giderek yaşlanmaya başlamıştır.

Aile, Adalet, Yargı, Güvenlik ve Diğer Talepler

1. Süresiz nafaka mağdurlarının kurtarılması.
2. Uzun süren aile mahkemelerinin kısaltılması. Boşanma, çocuk velayeti ve mal paylaşımı mağduriyetlerinin önlenmesi.
3. 6284 sayılı yasa mağduru erkeklerin, kadının beyanı ile iftiraya karşı korumasız bırakılanların korunması.
4. Çocuklarını terbiye hakları ellerinden alınan anne babalara yetkilerin iade edilmesi ve lağvedilen aile reisliğinin geri getirilmesi.
5. Yasa ve kamusal uygulamalara kanser gibi yayılan feminizm belası, toplumsal cinsiyet eşitliği ile cinsiyetsizleştirme projesinin durdurulması.
6. Genç evlilik mağdurlarına yapılan haksızlığın giderilmesi.
7. Yasalarımıza göre 15 yaş kızlara zinanın serbest, evliliğin yasak sayılması, zinanın adeta teşvik edilmesinin önlenmesi.
8. Sapkınlığın yayılmasını, propaganda yapılmasını ve teşvikini önlemek için söz verilen ama sürekli iptal edilen yasal düzenlemelerin çıkarılması.
9. İptal edilen İstanbul Sözleşmesinin uygulama kanunu olan 6284 ve diğer yasa maddelerinin de düzeltilmesi.
10. Milli Eğitim müfredatını ve uygulamasını Amerikan hegemonyasında bırakan Fulbright Sözleşmesinin iptal edilmesi.
11. Rezerv alan, acil kamulaştırma vb uygulamalar ile tapuları iptal edilerek topraklarına rızasız el konulan vatandaşların kurtarılması.
12. 31 Temmuz Covid İnfaz Düzenlemesi mağdurlarının gözetilmesi.
13. Ehliyet affı talebiyle bilinen, aşırı uzun süreler ile sürücülüğü engellenen ailece sosyo-ekonomik yıkıma ve SÜDGE zulmüne maruz bırakılanların dikkate alınması.
14. Aşırı yükseltilen tutarlar yüzünden kişilere değil ailelere cezaya dönüşen trafik para cezalarının makul sınırlara çekilmesi. Yerlerine alternatif caydırıcı cezalar konulması.
15. Başıboş köpekler halen tutarlı şekilde toplanmadığı için köpek kaynaklı ölüm, saldırı, yaralanma, hastalık ve kazalara maruz kalan vatandaşlar.
16. Çek yasasının borç ödemeyi değil namuslu esnafı yok etmeyi önceleyen yaklaşımından mağdur olanların görülmesi.
17. Hakaret ve darp mağdurlarının çektiği eziyet dururken bu halden kazanç kapısı oluşturan resmi uygulamanın sıkıntıları, dini değerlere küfrün ön ödemeli tarifeye bağlanmasının garipliği.
18. Af veya infaz düzenlemesi yapılırken adalet esasına aykırı şekilde suçlar arasında seçmeceye gidilmesi, örgütlere özel yasal düzenleme imajı verilmesi.
19. FETÖ iltisakı şüphesiyle görevden uzaklaştırılanlar içinden masum olduklarını mahkeme beraatıyla belgeleyenlerin işe iade sorunları.
20. Ebeveyni cezaevlerinde olan çocukların hafta sonları görüş haklarının eğitimlerini engellemeyecek şekilde yapılmaması.
21. Domuz ve diğer haram katkı maddelerine karşı etkisiz ve yetkisiz kalarak ölü doğan Türkiye Helal Akreditasyon Kurumunun işler hale getirilmesi, Helal Sertifikasının bütün alkolsüz içecek ve gıda maddeleri için zorunlu yapılması.
22. Kamu yapıları ve tesislerine konulan milli piyango, spor toto gibi kumar isimlerinin kaldırılması, spor toto teşkilatının Gençlik ve Spor Bakanlığından ayrılması, yasal kumarın da yasadışı gibi reklamlarının yasaklanması.
23. Vakıflar Bankasındaki Vakıf/ Vakıflar kelimelerinin kaldırılarak Vakıflara ait değerlerin faiz işletmeciliğinden kurtarılması.
24. Bedelli askerliğin yurtdışında yaşayanlara olduğu gibi kışlasız ve makul tutarlara yapılmasını isteyen gençler.
25. Normal askerlik yapanlara net asgari ücret ve emekliliğe sayılan tam sigorta talebi.
26. Zorunlu olarak çocuklarımızın alıkonulduğu 4+4+4 kapsamındaki tüm kamu okullarında, öğrencilere her öğlen vakti sağlıklı bir öğün yemeğin ücretsiz verilmesi.
27. Okul kayıtlarında velilerden temizlik vs. için bağış talebi yerine, her belediyenin kendi sınırları içindeki okullarda düzenli temizlik yapmasının mevzuat ile zorunlu yapılması.
28. Satın alma gücü anormal derecede düşen 200 TL banknotlardan sonra 500, 1.000, 5.000 ve 10.000 TL lik banknotların basılmayarak vatandaşa yaşatılan nakit para işkencesinin artık bitirilmesi talebi.

 

Gördüğünüz gibi Toplumsal Beklentiler dediğimiz liste ülkemizin hemen her bölgesine yayılan ve toplumun neredeyse bütün kesimlerini ilgilendiren kalemler ile dolu. Bu listenin kabarıklığı hem vatandaşlarımızın yaşadığı sorunların çokluğunu hem de çözüme talip olan siyasilerin ilgisizliğini veya beceriksizliğini göstermektedir. Mağdurlar Partisi olarak birleşseler her seçimde başarısı garanti olacak kadar kalabalıklaşan bu topluluğun en kısa zamanda sorunlarının çözülerek doğal yoldan azaldığını görmek umudu ve duası ile bilgilerinize arz ediyorum.

 




Mağdur Vefasızlığı

Her hangi bir nedenle kendisini mağdur hisseden ve bu konuda mücadeleye girişen toplumsal grup mensuplarının, bazen ölçüyü kaçırarak zorbalığa varan davranışlar gösterebildiğini “Mağdur Zorbalığı” başlıklı yazımda izah etmiştim. İlk defa gündeme gelen bu tabirim ve açıklaması ciddi ses getirmiş ve yoğun destek almıştı. Mağdurların yanında durmayı ve onları haklı talepleri için savunmayı kişisel bir görev ve huzur kaynağı olarak görüyorum. Mağduriyet konularını  konuşup düzeltebilecek projeler geliştirmeyi de öncelikle henüz mağdur olmayanların yapması gerektiğine inanıyorum. Mesela engelli veya yaşlıların hayatını kolaylaştırmak için engelli veya yaşlı olmaya gerek olmadığı gibi.

Bu yazımda bahsedeceğim “mağdur vefasızlığı” ise sorununu çözenlerin mağdur arkadaşlarına sırtını dönmesiyle alakalı olacak. Öyleyse buyurun başlayalım:

Derler ki “Körün gözleri açılınca ilkin bastonunu kırarmış!” Sıkıntılı durumundan kurtulan bazı kişilerin, geçmişini yok sayarcasına uzaklaşmasına, eski kıymetlilerini yok saymasına veciz bir ifade olmuştur. Vefasızlığın konusuna ve muhatap kişisine göre çok çeşit ve boyutları vardır elbette. “Mağdur Vefasızlığı” örgütsel veya sosyal bir umarsızlığı tanımlar. Mağduriyet temelinde buluşan farklı insanların bu bağ çözüldüğü anda kaybolmasını ve halen sorunu devam eden grup mensuplarına karşı duyarsızlığını anlatır. Zaten bir kaç örnekle açıklayınca daha da güzel anlaşılacaktır.

18 yıl önce kurduğum kişisel web sitemden itibaren, ilgi alanlarımın yanı sıra mağduriyetler hakkında da araştırmaya, yazmaya, TV ekranlarında veya sosyal mecralarda dile getirmeye başladım. Konuşup yazdıkça yeni öğrendiğim çok sayıda mağdur grupları da oldu. Ana başlıklar altında özetle sıralamaya çalıştığım mağdurlar listesi 3 sayfaya kadar ulaştı. Toplumsal beklentiler diye tanımlanan bu listeyi düzenli şekilde dile getirmeye ve destek vermeye devam ediyorum.

EYT dışında çok şükür kronik bir mağduriyetim olmadığı için, gündemim ve tarzım pek değişmedi. Mağdur grupların sayıları ve isimleri belli başlı olan temsilcileri ile benim gibi gönüllü destekçileri dışında kalanların hemen hepsi bir deniz dalgası gibi geldi köpürdü ve gitti…

İşi çözülen, derdine derman bulan veya nadir de olsa umudu tükenen mağdurlar, adeta birer yolcu gibi Mağdurlar Hanına geldi, bir süre misafir olduktan sonra gitti. Benim gibi hancılar ise değişen yolcular ile birlikte aynı konularda çabalamaya devam etti.

En büyük ve organize mağdur kitlesi EYT kısaltmasıyla bilinen Emeklilikte Yaşa Takılanlar grubuydu. 2023 yılında eksik ve haksız da olsa çıkan düzeltme kanunuyla emekli olan EYT grubunun çoğunda, mağdur vefasızlığını acı şekilde gördük ve yaşadık! Dünün kaygılı EYT’lileri emekli olup az da olsa maaşa kavuşunca, hele bir de çalışmaya devam ederek, Milletvekillerimizin yaşadığı çift maaşlı ferahlığın mütevazi benzerine ulaşınca kimyaları değişti ve hatta işyerlerinde diğerlerine karşı kibirli söylemleri başladı. Halbuki, EYT kazasında denize dökülen ve boğulma riski olan kısmi emeklilik, 5000 gün prim, staj ve çıraklık, Bağ-Kur tescil ve prim, doğum ve askerlik borçlanması gibi mağdur kardeşlerinin çırpınışları devam ediyordu. Denizde çırpınanlara el atmadıkları gibi, aynı kazayı tekrar yaşayan kademe mağdurlarıyla alay edenleri bile çıktı. Maltepe’de 2 milyonluk mitingler yapabilen EYT grubu kar gibi eridi ve bir kaç fedakar arkadaşın büyük çabasıyla devam edebilir duruma geriledi. Bunun adı “mağdur vefasızlığı” değilse nedir acaba? Bizler “gemisini kurtaran kaptan” bencilliğinde eriyecek zayıflıkta kişilikler miydik?

Açıkça alkol karşıtı olmama rağmen, ehliyetine el konulan sürücülere yaşatılan haksız ve adaletsiz cezalandırma sistemini ve Sağlık Bakanlığı üzerinden yapılan SÜDGE işkencesini öğrendikten sonra, ehliyet affı talebine de adalet için destek vermeye başlamıştım. Kaç yıldır izliyorum, konu aynı ama kişiler hep değişiyor. Sistem düzeltilmediği için bu çukura düşenler feryat figan ediyor, ama bir şekilde çıkınca geriye dönüp destek vermeye tenezzül etmiyorlar. Karanlıkta bir çukur gibi ancak düşenin anlayacağı tuhaf ve bozuk bir düzen halen devam ediyor. Çünkü değiştirilmesi için etkili çoğunluğa ve desteğe bir türlü ulaşılamıyor.

Mağdur vefasızlığını hemen her grupta görüyoruz! Tek tek ayrıntılara girmeden birkaç örnek daha vererek konuyu bağlayabiliriz. Süresiz nafaka ve 6284 gibi feminist yasaların mağdurları kurtulunca geriye dönüp bakmıyorlar bile! Kamuda sözleşmeli kadroya geçen eski taşeron işçiler de halen kadro dışı kalan 100 bin kadar taşeron kardeşlerini, belediye şirket işçilerini çoktan unuttular! Kadroya atanan öğretmenlerin halen kontenjan için çırpınan kardeşlerini veya ücretli öğretmen arkadaşlarını unuttukları gibi.

2023 yılında Hükumetin kanuna karşı hile misali KHK ayarıyla seyyanen ek zam verip geçici refah sağladığı çalışan memurların, emekli memur büyüklerine yaşatılan sefalete umarsızlıklarını, 3600 ek göstergeye kavuşan memurların da lisans mezunu ve 1. dereceye inebildiği halde bu haktan yararlandırılmayan memur arkadaşlarına duyarsızlıklarını iyi biliyoruz!

Ezcümle, her mağdur grubunun önemli bir kısmı düzlüğe ulaşınca geride kalanları unutarak, basit bir sosyal medya desteğini bile çok görerek “mağdur vefasızlığı” yapıyor. Onların bu vefasızlığı mağduriyetlerin devam etmesine, siyasilerin ve bürokratların çözüme gitmesi için gerekli baskının kurulamamasına neden oluyor! Toplumsal beklentilerin çözümü, güçlü toplumsal destek ve talep ile olur! Kanser gibi köşe başlarını tutmuş ve her kuruma yayılmış başıboş köpek lobisinin, hoyrat saldırılarına ve provokasyonlarına rağmen düzeltilen 5199 sayılı kanun süreci, EYT den sonraki en büyük toplumsal beklenti zaferidir. Çünkü kararlı ve azimli bir mağdur dayanışması yapılmıştır. Hastalıklı türcülere ve menfaat şebekelerine karşı, önce insan demekten başka bir menfaati olmayan mağdur ve mağdur adayları top yekun artık yeter, söz Milletin demiştir!

Her vatandaş kendi imkanları ölçüsünde eski mağdur arkadaşlarına ve mağduru olmadığı haklı talep gruplarına destek vermelidir. Çünkü bugün mağdurlara el uzatmayanlar, tekrar mağdur olduklarında kendilerine uzanan eller bulamayabilirler! Allah bütün mağdurlara hayırlı ve kolay çıkışlar, mağdur olmayanlara da şükür ve dayanışma şuuru nasip etsin! Amin…




#Emekli olamayan #kısmi, #5000prim, #staj, #çıraklık, #bağkur, #borçlanma ve 9 Eylül 99 mağdurları




#2000lereKademe, 9 Eylül 1999 sonrası işe başlayanlara kademe gelmelidir. #emadder